Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Tatlılar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ocak 2009 Perşembe

PRENS TATLISI


Son zamanların en çok konuşulan programlarından biri Yemekteyiz bizi de etkisi altın aldı. Ama bir çoğunun yaptığı gibi, tartışmalardan ve eleştirilerdan keyif aldığım için değil bir yemek programından bilmediğim neyi öğrenebilirim diye izliyorum. Bu tatlıyı da bu programa katılan bir yarışmacı yapmıştı. Genelde sert ve çoğu zaman anlamsız eleştirilerin yapıldıgı bir programda övgüler alan bir tarifi mutlaka denemem lazım diye düşündüm. Sonuçta umduğumuz gibi çok lezzetli bir tatlı ortaya çıktı. Tek başına bile çok lezzetli olan o kadar malzemeyi biraraya getirmek bomba gibi bir tatlı yaratır di mi :))
Tarifte orjinaline sadık kalmaya çalıştım ama frambuaz bulamadığım için yerine dondurucumda bekleyen vişneleri kullandım. Bir de çikolatalı sosun şekersiz acımsı bir tadı olacağını düşündüğümden şeker ilavesi yaptım. Tam 8 adet kup elde ettim bu tarifle. Deneyenlere şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler :

750 ml süt
1 paket vanilyalı puding
1 su bardağı süt
1 paket kremşanti
6 adet halley
1 su bardağı dövülmüş ceviz
½ su bardağı dondurulmuş vişne

Çikolatalı sos için :

½ litre süt
50 gram kakao
3 yemek kaşığı toz şeker

Yapılışı :

750 ml sütün içine toz pudingi ekleyip sürekli karıştırarak pişirelim.
Puding kıvamına gelince ocaktan alıp soğumaya bırakalım.
Pudingi soğurken kabuk tutmaması için ara sıra karıştıralım.
Yarım litre süte, kakao ve toz şekeri ekleyip ocağa koyalım.
Kaynayana kadar sürekli karıştırarak pişirelim.
Daha sonra soğuması için ocaktan alalım ve kabuk tutmaması için sık sık karıştıralım.
Bir başka kapta, 1 su bardağı sopuk sütle krem şantiyi çırpalım.
Halleyleri küp küp doğrayalım. Bir halleyi 20-25 parçaya bölelim.
Puding iyice soğuduktan sonra krem şantiye ekleyip, mikserde kısa süreli karıştıralım.
İçine ceviz, halley parçaları ve vişneleri de ekleyip, kaşıkla şöyle bir karıştıralım.
Hazırladığımız karışımı kuplara koyalım.
Tatlımızın üzerini hazırladığımız çikolata sosuyla süsleyip buzdolabına kaldıralım.
En az 2-3 saat beklettikten sonra servis yapalım.
Afiyet olsun.

17 Aralık 2008 Çarşamba

AYVALI KUPLAR


Benim mutfağımdan ayvalı tarifler, genellikle evde kalan ayvaları değerlendirmek amacıyla çıkıyor :)) Gene böyle evde kalan ve bir türlü yenmeyen, bu saatten sonra da yenmesinden ümidi kestiğim iki adet ayvayı değerlendirme çabalarım sonucu bu tatlı ortaya çıktı. Biz severek tükettik. Hafif ve lezzetli bir tatlı oldu.
Ben ıslatmak için evde bulunan ayva reçelini birebir oranında sulandırarak kullandım, kek olarak da hazır pastabanın bir katını. Ama evde kalan keklerinizi ya da keserken parçalanan pandispanyalarınızı da bu şekilde değerlendirebilirsiniz. Bu ölçülerde 6 adet kup hazırlayabilirsiniz. Afiyet olsun.



Malzemeler :

2 adet orta boy ayva
3 yemek kaşığı toz şeker
1 çaybardağı su
Kırmızı gıda boyası
1 paket kremşanti
1 su bardağı süt
1 adet hazır pastaban ya da herhangi bir kek
1 çaybardağı meyve suyu

Yapılışı :

Ayvaları yıkayıp soyalım.
Çekirdeklerini ve çekirdek yataklarını çıkartıp her bir ayvadan 20-25 dilim elde edecek şekilde ince ince dilimleyelim.
Ayva dilimlerini bir tencereye alıp 3 yemek kaşığı toz şekeri üzerine serpelim.
1 çaybardağı suya kürdanın ucuyla kırmızı gıda boyası koyup, bu suyu da ayva tenceresine ilave edelim.
Ayvalar pişerken krem şanti ile sütü çırpalım.
Kekimizi küçük parçalara ayırıp kupların dibine koyalım.
Üzerine meyve suyu gezdirelim.
Ayvaları tamamen suyunu çekip karamelleşmeye başlayana kadar pişirelim.
Ayvaları soğuduktan sonra ıslattığmız kekin üzerine koyalım.
Hazırladığımız krem şantiyi de sıkma torbasına koyup kuplara sıkalım.
Buzdolabında dinlendirip servis yapalım.
Dilerseniz fındık veya antep fıstığıyla süsleyebilirsiniz.
Afiyet olsun.

Not :
Ayvalı tatları seviyorsanız aşağıdaki tariflere de bakmanızı öneririm.

5 Kasım 2008 Çarşamba

GÖKKUŞAĞI TATLISI




Uzunca bir aradan sonra merhaba... Hatta uzunca demek biraz hafif kaldı sanırım, çooook uzunca bir aradan sonra demeliyim :)) Ankaraya taşındığımızdan beri bana bir tembellik çöktü desem bu uzun aranın sebebini özetlemiş olurum sanırım. Yeni bir şeyler denemek şöyle dursun, eskiden yaptığım oyalayıcı yemekleri bile yapmıyorum, günü kurtarmak yetiyor çoğu zaman. Ve itiraf ediyorum bu durumumdan utanıyorum... Ama elbet geçecek. Bir çoklarımızın baharda kapıldığı bu rehavete ben sonbaharda kapıldım. Sanırım taşınmanın yükünü henüz üstümden atamadığım için bu rehavet hali...
Neyseki Esra birbirinden güzel mamalar yapmış ve bir de fotograflarını ve tariflerini bana yollamış da; bu ayrılık daha da uzun sürmedi. Görüntüsü çok güzel olan bu tatlının tadı da muhteşemmiş, ben de en kısa zamanda denemek istiyorum. Sizlere de şimdiden afiyet olsun...


Malzemeler :
Hamuru için :
3 adet yumurta
1 çay bardağı şeker
3 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı sıvı yağ
3 çay bardağı irmik
3 çay bardağı un
2 paket kabartma tozu

Şerbeti için :
3 su bardağı toz şeker
3,5 su bardağı su
1 çay kaşığı limon suyu

Süslemesi için :
2 yemek kaşığı kakao
1 çay bardağı hindistan cevizi

Yapılışı :

İlk olarak şerbetimizi hazırlayalım.
Çünkü tatlımız sıcak, şerbetimiz soğuk olmalı.
Bunun için su ve şekeri bir tencereye koyup kaynatalım ve kaynamaya başlayınca limon suyunu ilave edip ocaktan alalım.
Yumurta ve şekeri kar haline gelene kadar çırpalım.
Sonra sırasıyla yoğurt, sıvı yağ, irmik ve unu ekleyip güzelce karıştıralım.
Hamuru yağlanmış fırın kabına dökelim.
Önceden ısınmış 200C fırında pişirelim.
Pişip pişmediğini kürdan batırarak kontrol edebiliriz.
Pişince fırından alıp ters çevirerek başka bir tepsiye çıkartalım.
Üzerine soğuk şerbeti gezdirerek dökelim.
Bir bardak yardımıyla tatlımızı daireler şeklinde keselim.
Dairelerden arta kalan hamurları 2 yemek kaşığı kakao ve 1 çay bardağı hindistan cevizi ile karıştıralım.
Bu karışımdan küçük parçalar koparıp elimizde yuvarlayalım. Bu kakaolu toplar kestiğimiz dairelerden daha küçük olmalı.
Kakaolu topları daire şeklinde kestiğimiz tatlının üzerine yerleştirelim.
Üzerlerine krem şanti, kaymak ya da dondurma ilave ederek servis yapalım.
Afiyet olsun.

17 Temmuz 2008 Perşembe

VİŞNELİ PARFE


Aslında bu tarifi sıcak yaz günlerinde içimizi serinletecek bir tatlı olarak yayınlamayı düşünmüştüm ama ben yayınlama aşamasına gelene kadar İstanbul yağmura teslim oldu. Hepimizin çok ihtiyacı vardı bu yağmura hem serinlemek için hem de ilerleyen günlerde susuz kalmamak için. İstanbul yağmurlu olsa bile ülkemizin geri kalanınında çok sıcak günler geçiren bölgeler var. Bu parfe, onları biraz olsun serinletir umarım :))
Malzemeler :

3 paket krem şanti
500 mililitre süt
1 paket petit beurre bisküvi
1.5 su bardağı vişne
200 gram labne peyniri
1 çay bardağı pudra şekeri

Yapılışı :

İlk olarak vişnelerin çekirdeklerini çıkarıp ikiye doğrayalım ve bir kenara koyalım.
Bisküvileri rondodan geçirelim.
Dilediğimiz bir kalıbı streç filmle kaplayalım.
Kremşantiyle sütü çırpalım.
İçine labne peynirini ve pudra şekerini ilave edip karıştıralım.
Bisküvileri de ilave edelim. Karıştırmaya devam edelim.
Son olarak vişneleri ilave edip hızlıca karıştırıp, kalıbımıza dökelim.
Buzlukta en az 5-6 saat (tercihen 1 gece) beklettikten sonra, buzdolabının normal kısmında 1-2 saat bekletelim.
Kalıptan çıkarıp dilimleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.

3 Temmuz 2008 Perşembe

VİŞNELİ ETİMEK TATLISI


Blogumda şimdiye kadar hiç vermediğim kadar uzun bi ara verdim. İlk olarak kardeşimin düğünü vardı, ardından tatile çıktık. Antalyadan Demreye kadar tüm kıyı şeridini gezdik. Hem çok keyifli hem de dinlendirici bi tatil oldu bizim için. Bir kez daha memleketimizin her köşesinin ayrı bir güzel oldugunu ve çok önemli tarihi eserler barındırdığını görmüş olduk.

Dönüşümü de bir tatlıyla yapmak istedim hem de çok sevdiğim bi tatlıyla, gerçi sevmediğim tatlı da yok ama :)) Tatlı başlayalım tatlı devam etsin diye düşündüm. Eminim etimek tatlısını hepiniz biliyorsunuzdur ama bir de vişnelisini deneyin derim ben....

Malzemeler :

10 adet tuzsuz etimek

Kremesı için :
4 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
2 yemek kaşığı irmik
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
50 gram margarin
1 paket vanilin

Şerbeti için:
1 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı vişne suyu

Yapılışı :

İlk olarak etimeklerimizi uygun büyüklükteki hafif derin bir kaba dizelim.
Daha sonra şerbetimizi hazırlayalım.
Bunun için 1 su bardağı toz şekeri kalın tabanlı bir çelik tencereye koyup ocağa yerleştirelim.
Hiç su ilave etmeden şeker tamamen karamelize oluncaya kadar arasıra karıştıralım.
Daha sonra yavaş yavaş bir su bardağı suyu ekleyelim.
Bu aşamada çok fazla sıçradığını bilmenizde fayda var.
Ayrıca bu aşamada karamelleşen şekerler topaklanabiliyor, çok seri karıştırmak ve ocağı bir müddet daha açık tutmak gerekiyor.
Daha sonra bu şerbetin içine vişne suyunu da ekleyelim ve etimeklerin üzerine dökelim.
Etimekler şerbetini çekerken kremayı hazırlayalım.
4 su bardağı soğuk sütün içine un, nişasta ve irmiği ilave edip karıştıralım.
Şekeri de ilave edip ocağa alalım.
Sürekli karıştırarak kısık ateşte koyulaşıncaya kadar pişirelim.
Koyulaşmaya başlayınca margerini ve vanilini ilave edelim.
Kaynayınca ocaktan alalım.
Eğer pütürlü bir görünümü varsa mikserden geçirelim ve şerbetli etimeklerin üzerine dökelim.
Oda sıcaklığına geldikten sonra 1-2 saat buzdolabında bekletelim.
Dilimleyip vişne taneleriyle süsleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.

2 Haziran 2008 Pazartesi

KOZALAK PASTA



Uzun zamandır Tugba'nın bana kozalak pastanın tarifini yollamasını bekliyordum. Önce fotograflar geldi, fotografını görünce daha da sabırsızlandım. Ve nihayet tarif de geldi derken, ben denemek için haftasonuna kadar beklemek zorunda kaldım. Ama değdi mi?Değdi. Tadan herkesten tam not aldı. Bence şık ve lezzetli birşeyler hazırlamak gerektiğinde akla gelebilecek ilk alternatiflerden, üstelik hazırlaması da çok pratik.

Üstteki fotograf Tugbanın alttaki fotograf da benim kozalak pastamın fotografı. Ben daha önceden benzer tariflerin limon sıkcağının arka kısmına doldurularak hazırlandığını okuduğumdan o yöntemi denemk istedim. Fakat limon sıkacağım küçük oldugundan kozalaklarım da küçük oldu :)) Benim kalıbıma göre 25 civarında kozalak elde ediyorsunuz. Şimdiden afiyet olsun.


Malzemleler :

125 gram margarin
5 adet metro marka çikolata
1 yemek kaşığı bal
4 su bardağı cornflakes

Yapılışı :

Margarini eritelim.
Hala ocaktayken içine balı koyup karıştıralım.
Çikolataları küçük küçük doğrayıp margarine ilave edelim ve karıştırarak eritelim.
Ocaktan alalım.
Sıcakken hemen cornflakes ilave edip karıştıralım.
Cornflakes miktarını sıvı karışımı tamamen emecek, cornflakeslerin her tarafı karışıma bulanmış olacak şekilde ayarlayalım(4 su bardağından bir kaç kaşık fazla olabilir).
Hazırladığımız karışımı bardak ya da kaşıkla şekillendirelim (bardağa doldurup servis tabagına ters çevirerek).
Karışım çok çabuk dondugu için şekil verme işini çabuk yapmamız lazım.
Şekil verip soğuttuktan (dilerseniz buzdolabına koyabilirsiniz) sonra servis edelim.
Afiyet olsun.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

ÇİLEKLİ PASTA


Bu güzel pasta Oyadan. Tam da çilek mevsiminde, hafif ve serinleten bir tat arayanlar için...

Malzemeler :

20-25 adet çilek
1 paket petit beurre bisküvi
1 adet çilekli crem ole ve ambalajında belirtildiği kadar süt
500 ml süt
2 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
2 yemek kaşığı un (tepeleme)
80 gram beyaz çikolata
25 gram margarin
1/2 su bardağı toz şeker
Çilekli jöle ve su
Çilekli süt

Yapılışı :


İlk olarak bir borcama bisküvilerimizi 2 sıra olarak dizelim. Bir miktar çilekli sütle ıslatalım.

Daha sonra kremamızı hazırlayalım. Bunun için sütün içine un, nişasta ve toz şekeri koyup karıştıralım. Kısık ateşte kaynayana kadar karıştırarak pişirelim.

Kaynamaya başlayınca küçük parçalara ayırdığımız çikolatayı ve margarini ekleyip, eriyince ocaktan alalım.

Kremamız sogurken crem oleyi ambalajında beirtildiği gibi hazırlayalım.

Hazırladığımız crem oleyi bisküvilerin üzerine dökelim.

Bir ya da 2 sıra daha bisküvi dizip kremayı bisküvilerin üzerine dökelim.

Ambalajında belirtildiği şekilde jöleyi hazırlayalım.

Çileklerin altlarını bıçakla düzeltip, boyuna ortadan ikiye keselim. Çilekleri kremaya gömülecek şekilde pastamızın üzerine dizelim. Eğer bastırarak dizmezsek jöleyi döktüğümüz zaman yüzmeye başlarlar :))

Hazırladığımız jöleyi de en üste döküp soğumasını bekleyelim. Soğuduktan sonra buzdolabında bir kaç saat bekletelim ve dilimleyerek servis yapalım.

Afiyet olsun.

30 Nisan 2008 Çarşamba

PORTAKALLI TATLI


Bu tatlı annemin spesiyallerindendir. O pişirmekten biz de yemekten hiç bıkmayacağız sanırım :)) Hem lezzetli hem de değişik bi tarif arıyorsanız, mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler :

Hamuru için :
1 çay bardağı portakal suyu
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
Alabildiği kadar un
İçi için ceviz parçaları (dövülmüş değil de parçalanmış)

Şerbeti için :
2 su bardağı toz şeker
2,5 su bardağı su
Yapılışı :

Tatlımız sıcak şerbetimiz soğuk olması gerektiğinden tatlımızı pişirmeden önce şerbetini hazırlayalım.
Suyu ve toz şekeri karıştırıp pişirelim.
Şerbeti 5 dakika kaynatıp ocaktan alalım ve soğumaya bırakalım.
Şerbet soğurken hamuru hazırlayalım.
Tüm malzemeleri karıştırıp, yumuşak kıvamlı bir hamur hazırlayalım.
Hamuru yarım saat kadar dinlendirelim.
Cevizden daha büyük parçalar koparıp yuvarlak şeklinde açalım.
İçine ceviz parçalarını koyalım ve kapama yeri alta gelecek şekilde, yuvarlayarak kapatalım.
Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.
170C de 20-25 dakika üzeri kızarana kadar pişirelim.
Şerbet soğuk tatlı sıcak olacak şekilde şerbetleyelim.
Tatlılar büyük oldugu için arasıra şerbetin içinde çevirerek her tarafının ıslanmasını sağlayalım.
Daha sonra hindistan ceviziyle süsleyip servis yapalım.
Afiyet olsun.

18 Nisan 2008 Cuma

LOKANTA USULÜ FIRIN SÜTLAÇ




Bu güzel tarifi Oya yolladı. Oyanın tarifiyle annem de denedi ve sonuç mükemmeldi. Pastanelerde yemeye alıştığımız lezzeti evde yakalayabilmek bu tarifle mümkün, üstelik tüm malzemeler ve yapım aşamaları kendi denetiminizde olduğu için daha çok içinize siniyor. Tarifi Oyanın espirili kaleminden yayınlıyorum :))






Malzemeler :


2 tatlı kaşığı dolusu nişasta
1 adet yumurta
1 paket vanilya
1 su bardağı toz şeker
1 litre süt
2 çay bardağı pirinç


Yapılışı :


Pirinçleri sıcak suda kısa bir süre haşlayalım.
Çok haşlamayalım sütte de pişeceği için çok lapa olur.
Suyu pilav yapar gibi 2 katı koymuyoruz pirinç oranından biraz fazla olsa yeter.
Nişasta, yumurta, vanilya, şeker ve sütü bir kaba alıp mikserde iyice çırpalım, felaket köpürüyor :)
Sonra bu sütlü karışımı ocağa alalım, süt ılıyınca pirinçleri ilave edelim.
Süt kaynayıncaya kadar sürekli karıştırarak pişirelim.
Kaynayınca da 2-3 dakika pişirmeye devam edelim.
Aslında sütle beraber pirinç de pişebilir ama pirincin şişmiş halini görmek miktarı ayarlamak açısından avantaj sağlıyor.
Sütlaç hazır olunca, ısıya dayanıklı kaselere paylaştıralım.
İçinde su olan tepsiye kaselerimizi koyup önceden ısıtılmış fırında, fırının sadece üstten pişirme kısmını çalıştırarak (190-200Cde) sütlaçlarımızın üzerini kızartalım.
Püf noktalarımız; kaseleri tam doldurmuyoruz çünkü fırındayken sütlacın üstü kabarıyor ve tepsiye su koymayı unutmuyoruz.
Afiyet olsun.


Not : Üstteki iki fotograf annemin yaptığı, en alttaki de Oyanın yaptığı sütlacın görünümüdür.

31 Mart 2008 Pazartesi

FINDIKLI PUDİNG


Gene doğaçlama ortaya çıkmış bir tarif. Tatlı krizleri için değişik bir alternatif. Umarım beğenirsiniz.

Malzemeler :

2 paket puding (500 ml süt ile hazırlananlardan)
1 litre süt
1 su bardağı dövülmüş fındık
1 paket petit beurre bisküvi

Yapılışı :

Bisküvileri rondodan geçirelim.
2 paket pudingi, 1 litre sütle ambalajında belirtildiği gibi pişirelim.
Pudingin içine dövülmüş fındığı ve bisküvileri ekleyip karıştıralım.
Sudan geçirdiğimiz borcama dökelim.
Soğuyana kadar oda sıcaklığında bekletelim.
Soğuduktan sonra buzadolabına koyalım ve en az 1 saat bekletip dilimleyerek servis yapalım.
Dilerseniz tek kişilik kaplara da döküp, kup şeklinde de servis yapabilirsiniz.
Afiyet olsun.

18 Şubat 2008 Pazartesi

KIVIRMA



Yapımının pratik oldugu söylenemez ama değişik bir lezzet oldugu için blogumda mutlaka bulunmasını istediğim bir tarif kıvırma.Karadenize özgü,isterseniz çayla isterseniz sade yiyebileceğiniz,fınfık ezmesi tadında kurabiye ile şerbetsiz baklava arasında bir tat...
Halama ne zamandır kıvırma yapması için ısrar ediyorduk.Ben bloguma koymak için,eşim de çok sevdiği için.Geçen haftasonu bu isteğimizi gerçekleştirebildik sonunda :)) Mümkün oldugu kadar aşamalarını da fotograflamaya çalıştım.Umarım yapılışı hakkında fikir verebilmişimdir.Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler :

Hamuru için :
1 su bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ
3 adet yumurta
1 paket kabartmaz tozu
Alabildigi kadar un

İçi için :
3 su bardagı dövülmüş fındık
3 su bardağı toz şeker

Kızartmak icin sıvı yağ
Açmak için nişasta

Yapılışı :

Un ve kabartma tozu hariç tüm malzemeleri karıştıralım.
Unu ve kabartma tozunu eleyerek ilave edelim.
Ele yapışmayan kolay açılabilir bir hamur elde edene kadar un eklemeye ve yoğurmaya devam edelim.
Hamurumuz hazır olunca üzerini bir mutfak beziyle örtüp yarım saat kadar dinlendirelim.
Bu arada dövülmüş fındıkla toz şekeri iyice karıştıralım.
Daha sonra hamurdan mandalina büyüklüğünde parçalar koparıp nişasta kullanarak açalım.
İnce ama baklava yufkasından biraz daha kalın bir yufka açmalıyız.
Açtığımız yufkanın içine fındıklı şekerli içten serpip ortadan ikiye keselim.
Her bir parçayı oklava kullanarak gevşek bir şekilde rulo yapalım ve kendi etrafında kıvıralım.
Bu işlemi oklava kullanmadan da yapabilirsiniz ancak yeteri kadar gevşek bir rulo yapamazsanız kendi etrafında kıvırırken hamur parçalanır.
Hazırladığımız ruloyu bir teflon tavanın ortasına kendi etrafında sararak koyalım.
Diğer hamurları da aynı şekilde hazırlayıp ilk koyduğumuz rulonun etrafına sarmaya devam edelim.
Tava dolunca üzerine 1 çay bardağı sıvı yağ gezdirip kısık ateşte güzelce pişirelim.
Ters düz etmek için düz bir kapak kullanalım ve diğer tarafını da güzelce pişirelim.
Pişirme aşamasında çok dikkatli olmak lazım,ocağın başından ayrılmayın ve tavanın her tarafının pişmesi için ocağın üzerinde gezdirin.
Kıvırmamız pişince çubuklar şeklinde kesip soğuk ya da ılık olarak servis yapalım.
Afiyet olsun.





16 Şubat 2008 Cumartesi

ETİMEK TATLISI

Arkadaşlarım çok sevmeme rağmen blogumda etimek tatlısı olmamasına çok şaşırıyorlardı.Bunun tabiki bir sebebi var.Şu ana kadar yediğim en iyi etimek tatlısını Özlem yapar,bu konuda onun eline su döken çıkmamıştır.Hatta kermes toplantı gibi durumlarda Özleme hep "sen etimek tatlısı yap" deriz.İşte blogum içinde Özlemin bana etimek tatlısı yapıp fotograflarını yollama sözü vardı ve bunun için bugüne kadar bekledik.Fakat Oya elini daha çabuk tuttu ve tarifini yolladı :))






Malzemeler :

1 paket tuzsuz etimek
2 su bardağı toz şeker
2.5 su bardağı su

Kreması için :
1 litre süt
4 yemek kaşığı un
4 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı irmik
5 yemek kaşığı toz şeker
50 gram margarin

Yapılışı :

Etimekleri 30x30 cm ölçülerinde bir borcamın tabanına 1 sıra halinde dizelim.
Bir paketten daha az etimek gidecektir,kalanını kullanmayacağız.
Diğer tarafta kalın tabanlı bir tencereye şekeri koyalım ve kısık ateşte tamamen eritelim.
Karamel haline geldiğine ılık suyu ilave edelim.
Bu aşamada şeker sertleşecek ve topaklanacaktır.
Karıştıra karıştıra kaynamasını sağlayalım bu sırada şeker de eriyecektir.
Hazır olan şerbeti etimeklerin üzerine dökelim.
Etimekler şerbetini çekerken kremasını hazırlayalım.
Sütü bir tencereye alıp içine şeker,un,nişasta ve irmiği ekleyelim.
Topaklanmaması için hızlı hızlı karıştırarak pişirelim.
Koyulaşıp kaynayınca margarini ekleyelim ve ocaktan alalım.
Şerbetli etimeklerin üzerine düzgünce dökelim.
Soğuduktan sonra üzerini dilediğimiz gibi süsleyip buzdolabına koyalım ve en az 1 saat beklettikten sonra servis yapalım.
Afiyet olsun.

28 Ocak 2008 Pazartesi

AŞURE


Bunu da yapabildim ya, oldum artık ben :)) Kim tutar beni :))
Malum aşure ayındayız ve ben aşureye bayılırım. Komşulardan sağolsun aşure getirenler oldu ama “biri aşure getirse de yesem” diye beklemeyi kendime yediremedim. Hemen msnden anneme ulaşıp ayrıntılıca aşurenin tarifini aldım. Akşam eve giderken eksik malzemeleri alıp koyuldum işe. İnanın alışverişini yapmak bile müthiş bir keyifti benim için :)) Yapımı da düşündüğümün aksine kolaydı. Sonuçta annemin aşuresini aratmayacak görüntüde ve lezzette olunca keyfim katlandıkça katlandı :)) Bol fotograflı bir post olmasından bu belli oluyor sanırım :))
Bu tarif benim için bir taşla iki kuş oldu aynı zamanda :)) Sevgili Saliha'nın evsahibeliğini yaptığı logosuna ve konusuna bayıldığım Geleneksel Tatlılar etkinliğine de bu tarifle katılıyorum ve sevgili evsahibemize şimdiden kolaylıklar diliyorum.


Aşağıdaki upuzun yazı gözünüzü korkutmasın. Ben sadece tüm püf noktalarını vermek istedim. Hadi korkmayın,deneyin…

Malzemeler :

1 su bardağı nohut
1 su bardağı kuru fasulye
2 su bardağı aşurelik buğday
1 çay bardağı pirinç
5 su bardağı toz şeker
1 su bardağı doğranmış kuru incir
1 su bardağı doğranmış kuru kayısı
1,5 su bardağı kuru üzüm
1 su bardağı fındık
1 çay bardağı kuş üzümü
1 çay bardağı dolmalık fıstık
10 adet karanfil
Sıcak su
Üzerini süslemek için tarçın,fındık,nar,vs.



Yapılışı :

İlk olarak bir gece önceden nohut ve fasulyeyi ayrı ayrı kaplarda üstünü kapatacak kadar su ilave ederek bekletelim.
Gene bir gece önceden aşurelik buğdayı bir tencereye alalım 4-5 su bardağı su ilave edip bir taşım kaynatıp ocaktan alalım.
Ertesi gün buğdayı,nohutu,fasulyeyi ve 1 çay bardağı pirinci düdüklü tencereye koyalım.
Pirinç hem aşuremizin beyaz olmasını sağlıyor hem de özlü olmasını. Pirinç kullanmayıp kıvamı nişasta ile yakalamak da mümkün ama pirinçlisi daha lezzetli oluyor.
Pirinci de tencereye ekleyip üzerine 10 su bardağı sıcak su ilave edelim ve 40 dakika pişirelim.
Buğday çok köpürdüğü için düdük kısmından taşma olabilir.
Mutlaka en kısık ateşte pişirelim ve düdüğünden su sızmaya başlarsa altını kapatıp tekrar açalım.
Tahıllarımız pişerken meyvelerimizi hazırlayalım.
Kayısı ve inciri doğrayalım.
Üzümü ayıklayalım.
Bu üçünü bir tencereye alıp 5 bardak su ve 2 yemek kaşığı toz şeker ekleyelim.
Kısık ateşte kaynayana kadar bekleyelim.
Kaynayınca fındık, kuş üzümü ve dolmalık fıstığı ekleyip meyveler yumuşayıncaya kadar 8-10 dakika kaynatalım.
Düdüklüdeki malzemeler pişince onları suyuyla birlikte süzmeden daha büyük başka bir tencereye alalım.
Meyveleri de suyunu süzerek aynı tencereye alalım.
İncirden dolayı meyvelerin kaynadığı su koyu renkli oluyor. Aşuremizin görüntüsünün daha güzel olması için bu suyu koymuyoruz. Ama ziyan olmaması için komposto suyu gibi içilebilir.
Bir cezveye yarım çay bardağı su koyup karanfilleri içine atalım ve kaynayınca karanfilleri atıp suyunu alalım.(Karanfilleri direk aşurenin içine de atabilirsiniz)
Malzemelerimizi tencereye koyduktan sonra 2 su bardağı sıcak su ve 5 su bardağı toz şekeri de ilave edelim.
Su ve şeker miktarını kendi damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.
Su miktarını ayarlarken aşurenin soğurken bir miktar koyulaştığını göz ardı etmeyin.
Karanfilleri kaynattığımız suyu da ekleyip kısık ateşte sürekli karıştırarak şeker eriyene kadar pişirelim.
Bu noktada aşure dibine tutabilir,bu yüzden karıştırmayı hiç bırakmamalıyız.
Daha sonra altını kapatıp, servis kaselerine paylaştıralım ve soğuduktan sonra fındık,tarçın ya da narla süsleyip servis yapalım.
Afiyet olsun.

Not : Dilerseniz aşureye ceviz de koyabilirsiniz.Ancak ceviz aşurenin rengini kararttığı için pişerken değil de piştikten sonra üstüne süsleme malzemesi olarak kullanmanızı tavsiye ederim.

31 Aralık 2007 Pazartesi

STICKY TOFFEE PUDDİNG


Öncelikle herkesin yeni yılını kutlamak istiyorum. Her yeni yılın bir öncekinden daha güzel geçmesini,bir önceki yıl olmasını istediğimiz ama gerçekleşmeyen olayların bu yıl gerçekleşmesini,bir önceki yıl yaptığımız hataları tekrarlamamayı,yeni yılda pişmanlıkların ve keşkelerin olmamasını isteriz. Umarım yeni yıl tüm güzellikleriyle gelir ve tüm dilekleriniz gerçek olur :))
Tarifimize gelince İngilizlerin meşhur tatlısı “Sticky Toffee Pudding”. Hurmayı çok seven,sadece Ramazanda değil 4 mevsim evinden eksik etmeyen biri olarak çoktandır denemeyi istediğim ve tadınca epeyce geciktiğimi bir kez daha kabul ettiğim bir tarif. Tarifi buradan aldım ancak üzerinde eldeki imkan ve malzemelere göre küçük değişiklikler yaptım. Sosu burdaki tarife göre daha fazla yaptım ama bence keke kesinlikle tam denk geldi. Çok hoş karamelli aromaya sahip ve çok iyi kabaran bir kek oldu.

Bu arada fotograflar pek güzel çıkmamış ama ben tarifi bugün yayınlamak istediğim için gene de koydum.Siz fotograflara aldanmayın ve denemekte geç kalmayın :))





Malzemeler :

Kek için :
1 su bardağı hurma (40 adet)
1 çay kaşığı vanilya ekstresi
1 çay kaşığı karbonat
1 çay kaşığı kabartma tozu
1 su bardağı sıcak su
¾ su bardağı toz şeker
1 adet yumurta
40 gram margarin
2 su bardağı un

Toffee sos için :
50 gram margarin
200 ml krema
1 su bardağı esmer toz şeker
3 yemek kaşığı su

Yapılışı :
Hurmaları yıkayıp sıcak suyun içine atalım ve 5 dakika kaynatalım.
Daha sonra sıcak sudan soğuk suya alalım ve bir kaç dakika bekleyip,kabuklarını soyalım,çekirdeklerini çıkartalım.
Hurmaları 1 su bardağı su ve vanilya ekstresi ile birlikte ocağa yerleştirelim ve 2 dakika süreyle karıştırarak kaynatalım.
Bu işlermi derin bir kapta yaparsak taşmasını engellemiş oluruz.
Bu arada fırını 185C ye ayarlayalım ve çalıştıralım.
20X30 cm ebatındaki fırın kabımızı yağlayıp bir kenara koyalım.
Bir kapta margarin ve şekeri krema kıvamına gelene kadar çırpalım.
Yumurtayı ekleyip çırpmaya devam edelim.
Bu karışıma un,kabartma tozu ve karbonatı eleyerek koyalım.
Hurmalı karışımı da ekleyip hafifçe karıştıralım.
Kek hamurunu fırın kabına döküp 175C ye ısıttığımız fırında 40 dakika süreyle pişirelim.
Ben bu kadar sürede üstünün fazla kızaracağını düşünerek,ilk 20 dakika fırının altına yakın pişirdikten sonra,orta sıraya çıkartıp 20 dakika daha pişirdim.
Kek pişerken toffee sosu hazırlayalım.
Bunun için tüm malzemeleri karıştırıp ocağa yerleştirelim.
Kısık ateşte karıştıra karıştra pişirelim.
Kaynayınca ocaktan alalım ve soğumaya bırakalım.
Soğurken üzerinde oluşan köpükleri kaşıkla alalım.
Kek piştikten sonra dilimleyelim ve soğumuş olan sosu üzerine dökelim.
Tekrar fırına koyup 4 dakika dada pişirelim ve ılık olarak servis yapalım.
Eğer benim gibi tek kişilik kaplarda denemek isterseniz sosu dökmeden önce kekin üzerine bıçakla 2-3 çizik atarak sosun kekin altına kadar ulaşmasını sağlamalısınız.
Afiyet olsun.

25 Aralık 2007 Salı

ANNEMİN BAKLAVASI


Geçmiş kurban bayramınızı tekrar kutlayarak başlamak istiyorum. Aslında bu tatlı tarifini bayramdan önce yayınlayıp bayram ikramı için sizlere fikir vermek isterdim ama başlıktan da anlaşılacağı üzere tatlıyı yapan annem ve ben annemi (farklı şehirlerde yaşadığımız için) ve tatlıyı ancak bayram günü görebildim. Ve itiraf ediyorum ben baklava yufkası açacak kadar becerikli değilim :)) Annem tatlıyı yaparken yanında olabilseydim yapım aşamalarını da fotograflamak isterdim ama elimden geldiğince açık anlatmaya çalıştım.
Tatlının adı baklava olsa da tadı klasik baklavadan çok farklı.Daha gevrek ve ağızda dağılan bir yapısı var.
Bu bayram geçmiş olsa da önümüzdeki bayramlarda denemeniz dileğiyle,işte tarif :))

Malzemeler :

Hamuru için :
2 adet yumurta
1 çay bardağı yoğurt
1 çay bardağı süt
1 çay bardağı sıvı yağ
½ kahve fincanı sirke
1-2 çay kaşığı karbonat
4 su bardağı un
Bu malzemeleri hamur haline getirecek kadar su
Açmak için 1-2 su bardağı nişasta
İçi için 2 su bardağı ceviz
Üzeri için 250 gram tereyağı

Şerbeti için :
3 su badağı toz şeker
3,5 su bardağı su
3-4 damla limon suyu

Yapılışı :

Tüm malzemeleri karıştırıp açılabilcek kıvamda biraz sert bir hamur elde edelim ve güzelce yoğuralım.
Hamuru yarım saat kadar dinlendirip, yumurtadan biraz daha küçük parçalar koparıp elimizde yuvarlayalım.
Tüm hamuru bu şekilde parçalara ayırdıktan sonra her bir parçayı nişasta yardımı ile ince bir şekilde (baklavalık yufka şeklinde) açalım.
Oklavaya sarıp iki ucundan elimizle iterek sıkıştıralım.
Bu işlem sonunda hamur pileli bir görünüm almalıdır ve dikdörtgen haline gelmiş olmalıdır.
Daha sonra açarak oklavadan çıkaralım ve temiz bir kağıt ya da bezin üzerinde 10-15 dakika kadar kurumaya bırakalım.
Kuruyan yufkaların bir ucuna (dikdörtgenin kısa ucuna) ceviz koyup rulo şeklinde saralım ve 1 cm eninde parçalar halinde keselim.
Fırın tepsisini tereyağ ile iyice yağlayıp,hazırladığımız baklavaları sıkı bir şekilde dizelim ve eritip kızgın hale getirdiğimiz tereyağını tatlımızın üzerine gezdirelim.
175C de üzeri kızarana kadar pişirelim.
Bu arada şerbetini hazırlayalım.
Şeker ve suyu bir kaba koyup kaynatalım.
3-4 damla limon suyunu ilave edip ocaktan alalım ve soğumaya bırakalım.
Tatlımız pişince tatlı sıcak,şerbet soğuk olacak şekilde şerbetleyelim.
Afiyet olsun.

Not : Eğer tatlıyı pişer pişmez şerbetlemeyecekseniz, şerbetlemeden önce tatlıyı 150C ye ısıtılmış fırında 10 dakika kadar ısıtıp şerbetleyebilirsiniz.

5 Aralık 2007 Çarşamba

KABAK TATLISI



En sevdiğim tatlıdır kabak tatlısı...Hem lezzetlidir hem de masum...Hatta rejim yaparken tatlandırıcı ile pişirirdik daha da masum olurdu :)) Şimdi tam da mevsimiyken bol bol yapmalı bence. Hem tarifi de çok kolay,e hadi ne bekliyorsunuz :))


Malzemeler :

1 kg bal kabağı (kabuksuz hali 1 kg)
15 yemek kaşığı toz şeker
¾ çay bardağı su
Üzerini süslemek için fındık ya da ceviz

Yapılışı :

Kabakların kabuklarını soyup çekirdeklerini çıkartarak temizleyelim(ya da hazır temizlenmiş alabiliriz).
Daha sonra yıkayıp üçgen üçgen dilimleyelim.
Geniş ve derin olmayan bir tencereye (pilav tenceresi gibi) dizip üzerine şekerin yarısını serpelim ve bir kenarından suyu akıtalım.
Orta ısılı ocakta 15 dakika kadar pişirelim.
Kalan şekeri de üzerine serpip kabaklar yumuşayıncaya kadar pişirelim.
Kabakların yumuşayıp yumuşamadığını kontrol etmek için bir dilim kabaktan bir çatal yardımıyla koparıp tadalım.
Bu arada tatlının şerbeti de iyice koyulaşmış,karamele yakın bir hal almış olmalıdır.
Kabaklar piştikten sonra ılıyana kadar bekleyelim (ki tabağa alırken parçalanmasın) ve servis tabağına alıp üzerine dövülmüş fındık ya da ceviz serpelim.
Afiyet olsun.

Not : Dilerseniz su yerine aynı miktarda süt ya da süt+su karışımı da koyabilirsiniz.

1 Aralık 2007 Cumartesi

HASIDA
(Pekmezli Cevizli Tatlı)



Bu tatlı annemin spesiyallerindendir.Özellikle kuzenim Osman geleceği zaman mutlaka yapılır. Bu da zaman zaman bizim "Osman gelmese hasıda yüzü göreceğimiz yok" şeklinde anneme takılmalarımıza neden olur :))
Hasıda yöresel bir lezzet.Ben Yozgat yöresine ait olduğunu düşünüyordum ama internette yaptığım araştırmalara göre Çorum,Sivas gibi bazı İç Anadolu illerinde daha biliniyor. Fakat o illerde yapılanında tereyağ da kullanılıyor. Bu arada başka yörelerde de "hasıda" adıyla bilinen ama bundan çok farklı tatlı ve yemekler var.
Hasıda özellikle kış aylarında yapılan kıymetli bir ikram. İçindeki pekmez ve ceviz kış soğuğunda yiyenlerin içini ısıtıyor. Fiziksel güçle çalışanlar için de bulunmaz bir enerji :)) Ama sadece yararları için yenilecek bir tatlı da değil,lezzeti de mükemmel. Bir kere deneyin bir daha vazgeçemeyeceksiniz...

Malzemeler :

3 çay bardağı pekmez
4 çay bardağı su
3 yemek kaşığı (tepeleme) nişasta
1 yemek kaşığı (tepeleme) un
¾ su bardağı iri dövülmüş ceviz

Yapılışı :

Pekmezle suyu karıştırıp bir tencereye alalım.
İçine un ve nişastayı koyup tahta kaşıkla iyice karıştıralım ve kısık ateşte pişirmeye başlayalım.
Kaynayana kadar karıştırmayı hiç bırakmayalım.
Kaynadıktan sonra altını kapatıp,sudan geçirilmiş borcama dökelim.
Cevizi tatlımızın üzerine serpip kaşığın arkasıyla bastırarak tatlının içine gömülmesini sağlayalım.
Soğuyana kadar oda sıcaklığında soğuduktan sonra da 1 saat kadar buzdolabında bekletip dilimleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.

Not : Tarife ve malzemelere bakarak un helvası kıvamında bir tatlı olacağını düşünebilirsiniz ama bildiğimiz helvadan çok farklı jöleye daha yakın kıvamda ve görüntüde bir tatlı oluyor.

24 Kasım 2007 Cumartesi

KAYNANA ÇATLATAN TARİFLER ETKİNLİĞİ : PROFİTEROL


Kayınvalidemi kendi annemden ayırt etmem,o da beni kendi kızı gibi sever,nazar değmesin çok güzel bir ilişkimiz var.Ama etkinlik konusunun orjinalliğini ve özellikle logosunu çok sevdim :)) Zaten uzun zamandır yayınlamayı düşündüğüm profiterol tarifiyle katılmaya karar verdim. Her ne kadar tarif anneme (yani o da bir kaynana) ait olsa da etkinlik için uygun bir tarif gibi geldi bana :)) Evsahibemiz Sevgili Lale'ye de konu seçiminden dolayı teşekkür ediyorum ve başarılar diliyorum.

Ben mümkün olduğu kadar ayrıntılı anlatmaya ve fotograflamaya çalıştım,umarım başarılı olmuşumdur. Uzun ve zor gibi görünse de insan zamanla pratiklik kazanıyor ve hiç zorlanmıyor. Bir kere denemekle hiç birşey kaybetmezsiniz ;)


Malzemeler :

Hamuru için :
125 gram margarn
1 su bardağı un
1 su bardağı su
2 yemek kaşığı toz şeker
4 aet yumurta

Beyaz kreması için :
1 kg süt
125 gram margarin
1 su bardağı un
1 su bardağı toz şeker
1 paket vanilin

Kakaolu sos için :
1,5 su bardağı süt
2 yemek kaşığı nişasta
50 gram margarin
1 su badağı toz şeker
3 yemek kaşığı kakao

Yapılışı :

İlk olarak hamurunu hazırlayalım.
Bunun için suyu bir tencereye koyup içine margarin ve şekeri koyalım.
Margarin eriyene kadar karıştıralım.
Margarin eridikten sonra unu ekleyip topaklanmaması için hızlı hızlı karıştıralım.
Karışım koyulaşıp hamur kıvamını alınca ocaktan alalım.
Bu karışım soguyana kadar bekleyelim ve soguduktan sonra teker teker yumurtaları kırıp karıştıralım.
İlk yumurtayı kıralım, yumurtayı iyice yedirip daha sonra ikinci yumurtayı kıralım.
Yumurtaları tek tek kırmazsak istediğimiz gibi kabaran bir hamur elde edemeyiz.
4 yumurtayı da kırıp hamura yedirince, hamurdan tatlı kaşığı yardımıyla cevizden daha küçük parçalar alıp yağlanmamış fırın tepsisine aralıklı bir şekilde dizelim.
Hamur çok kabaracağından, mümkün olduğu kadar küçük parçalar alıp aralıklı dizelim.
Size büyüklük için fikir vermesi açısından şöyle diyebiliriz;50-55 tane parça elde etmeniz gerekiyor.
Bütün amuru bu şekilde hazırladıktan sonra 180C ye ısıtılmış fırında hafif pembeleşinceye kadar 30 dakika civarında pişirelim.



Hamurumuzun pişmesine 10 dakika kala iç(beyaz) kremamızı hazırlamaya başlayalım.
Bunun için; sütü bir tencereye alıp şeker ve unu ekleyelim.
Topaklanmaması için sürekli karıştırarak kaynayıncaya kadar pişirelim.
Kaynayınca margarin ve vanilini koyup kıvamı koyulaşınca ocaktan alalım.
Mikserle 2-3 dakika çırpıp hem daha çabuk soğumasını sağlayalım hem de topaklanmalar varsa bunları parçalamış olalım.
Daha sonra kremadan bir pasta enjektörüne doldurup fırından çıkan hamurların içine sıkalım.
Krema hazır olana kadar hamru fırından çıkartmazsanız daha iyi olur,ani sıcaklık değişiminden dolayı hamur sönebilir.



Kremayı hamurların içine sıkma işlemi bitince, üzeri için kakaolu sosu hazırlayalım.
Bunun için; sütü bir tencereye alıp nişasta,kakao ve şekeri ilave edelim.
Kaynayana kadar karıştırarak pişirelim.
Kaynayınca margarini ilave edelim ve karıştırmaya devam edelim.
Margarin eriyince ocaktan alalım ve içlerini kremayla doldurduğumuz hamurların üzerine dökelim. (Bu miktarda sosla görünüm fotograflarda gördüğünüz gibi oluyor. Eger daha yoğun soslu isterseniz sosun yapımında kullanılan malzemeleri 2 katına çıkartabilirsiniz.)
Daha sonra dilediğimiz şekilde servis yapalım.
Afiyet olsun.

8 Kasım 2007 Perşembe

FIRINDA TAHİN HELVALI TATLI

Balığın üzerine yenebilen öyle pek fazla tatlı yok galiba,ya da bilinçaltımızda tahin helvası balıkla o kadar özleştirilmiş ki;başka bir kombinasyon düşünemiyoruz :))
Daha önceden internette gezinirken balıktan sonra yemek için tahin helvalı tatlı tarifleri görmüştüm ama nerde gördüğümü hatırlayamadım.Araştırmak için de çok vaktim olmayınca doğaçlama birşeyler yapmaya karar verdim. Biz sonuçtan çok memnun kaldık. Yalnız posiyonları küçük tutmama rağmen, balığı biraz fazla kaçırdığımızdan sanırım, tatlılarımızı zor bitirdik.Siz dilerseniz aşağıdaki tariften oranlamalar yaparak porsiyonları küçültebilirsiniz. Şimdiden afiyet olsun.

Malzemeler (1 porsiyon için) :

2 kibrit kutusu büyüklüğünde sade tahin helvası
2 yemek kaşığı tahin
2 yemek kaşığı pekmez
2 yemek kaşığı çekilmiş fındık
1 tatlı kaşığı limon suyu

Yapılışı :

Tahin helvesını çatalla ezip, limon suyuyla karıştıralım ve tatlıyı yapacağımız kabın dibine yerleştirelim.
Üzerine tahini ve pekmezi koyalım.
En üste fındığı serpiştirelim. 180C ye ısıtılmış dırında 12-15 dakika pişirelim.
Sıcak veya ılık olarak servis yapalım.
Afiyet olsun.

(Tatlının pişmemiş hali)

26 Ekim 2007 Cuma

AYVA TATLISI



Ayva tatlısını oldum olası çok severim.Gerçi ben meyveli tatların tamamını severim,bir de sütlü tatlıları,bir de çikolatadan yapılan herşeyi,bir de bir de.... Sanırım ben tatlı olan herşeye fazla düşkünüm :))




Belki bu ayva tatlısının görüntüsü pek de cezbedici gelmemiş olabilir,renginden dolayı.Bu renk ayvanın kendi çekirdeklerinden sağlanmış tamamen doğal rengidir.Daha kırmızı bir renk isterseniz,pişirirken suyuna uygun renkte gıda boyası ekleyebilirsiniz.




Malzemeler :

3 adet ayva
9 yemek kaşığı toz şeker
1 su bardağı su
Üzerini süslemek için kaymak,krem şanti,fındık ya da fıstık

Yapılışı :

Ayvaları yıkayıp ortadan ikiye keselim.
Kabuklarını soyup çekirdeklerini ve çekirdek yataklarını çıkartalım.
Çekirdeklerini sakın atmayın,tatlımızı pişirirken renk vermek için kullanacağız.
Daha sonra ayvaları derin bir kalın tabanlı tencereye yerleştirelim.
Çekirdek yataklarının yerinde oluşan boşluklara birer kaşık toz şeker koyalım(yani toplam 6 kaşık).
Geri kalan 3 yemek kaşığı şekeri de bir su bardağı suda eritip ayvaların kenarından tencereye akıtalım.
Su miktarı ayvaların yüksekliğinin yarısına gelecek şekilde olmalıdır.
Eğer daha az olduysa bir miktar daha su ekleyebilirsiniz.
Ayva çekirdeklerini de tencereye koyup orta ısılı ocakta ayvalar yumuşayana kadar pişirelim.
Bu süre ayvanın cinsine göre değişsede 20 dakika civarında pişirmek yeterli oluyor.
Ayvaları soğuduktan sonra tencereden çıkartıp dilediğimiz gibi süsleyer servis yapalım (ben süslemek için krem şanti ve fındık kullandım,eğer seviyorsanız kaymakla daha lezzetli olacaktır).
Afiyet olsun.

Not : Eğer daha fazla sayıda tatlı yapmak istiyorsanız,her 1 ayva için 3 yemek kaşığı ya da her yarım ayva için 1,5 yemek kaşığı toz şeker ekleyerek miktarı arttırabilirsiniz.