3 Temmuz 2008 Perşembe

VİŞNELİ ETİMEK TATLISI


Blogumda şimdiye kadar hiç vermediğim kadar uzun bi ara verdim. İlk olarak kardeşimin düğünü vardı, ardından tatile çıktık. Antalyadan Demreye kadar tüm kıyı şeridini gezdik. Hem çok keyifli hem de dinlendirici bi tatil oldu bizim için. Bir kez daha memleketimizin her köşesinin ayrı bir güzel oldugunu ve çok önemli tarihi eserler barındırdığını görmüş olduk.

Dönüşümü de bir tatlıyla yapmak istedim hem de çok sevdiğim bi tatlıyla, gerçi sevmediğim tatlı da yok ama :)) Tatlı başlayalım tatlı devam etsin diye düşündüm. Eminim etimek tatlısını hepiniz biliyorsunuzdur ama bir de vişnelisini deneyin derim ben....

Malzemeler :

10 adet tuzsuz etimek

Kremesı için :
4 su bardağı süt
1 su bardağı toz şeker
2 yemek kaşığı irmik
2 yemek kaşığı nişasta
2 yemek kaşığı un
50 gram margarin
1 paket vanilin

Şerbeti için:
1 su bardağı su
1 su bardağı toz şeker
1 su bardağı vişne suyu

Yapılışı :

İlk olarak etimeklerimizi uygun büyüklükteki hafif derin bir kaba dizelim.
Daha sonra şerbetimizi hazırlayalım.
Bunun için 1 su bardağı toz şekeri kalın tabanlı bir çelik tencereye koyup ocağa yerleştirelim.
Hiç su ilave etmeden şeker tamamen karamelize oluncaya kadar arasıra karıştıralım.
Daha sonra yavaş yavaş bir su bardağı suyu ekleyelim.
Bu aşamada çok fazla sıçradığını bilmenizde fayda var.
Ayrıca bu aşamada karamelleşen şekerler topaklanabiliyor, çok seri karıştırmak ve ocağı bir müddet daha açık tutmak gerekiyor.
Daha sonra bu şerbetin içine vişne suyunu da ekleyelim ve etimeklerin üzerine dökelim.
Etimekler şerbetini çekerken kremayı hazırlayalım.
4 su bardağı soğuk sütün içine un, nişasta ve irmiği ilave edip karıştıralım.
Şekeri de ilave edip ocağa alalım.
Sürekli karıştırarak kısık ateşte koyulaşıncaya kadar pişirelim.
Koyulaşmaya başlayınca margerini ve vanilini ilave edelim.
Kaynayınca ocaktan alalım.
Eğer pütürlü bir görünümü varsa mikserden geçirelim ve şerbetli etimeklerin üzerine dökelim.
Oda sıcaklığına geldikten sonra 1-2 saat buzdolabında bekletelim.
Dilimleyip vişne taneleriyle süsleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.

17 Haziran 2008 Salı

ANNEMİN SABLE BİSKÜVİSİ



Annemin küçüklüğümüzde en sık yaptığı kurabiyelerdi bunlar. Sanırım bizim yaş grubumuzun için "sable bisküvi"nin yeri apayrıdır. Anneciğim sağolsun, nöbet için yapıp göndermişti. Yediğimde aldığım tat öyle yoğunduki, rejimde kaçamak yapmanın vicdan azabını bile bastırdı. Siz de geçmişe küçük bi yolculuk yapmak isterseniz, sable bisküvi ve yanında da sütten iyisi olmaz heralde :))


Malzemeler :
250 gram margarin ya da tereyağı
20 yemek kaşığı un
8 yemek kaşığı pudra şekeri
2 adet yumurta
1 paket vanilya
1 paket kabartma tozu
Üzeri için fındık ve pudra şekeri
Yapılışı :
Yumurtaların akları ile sarısını ayıralım.
Aklarını üzeine sürmek için ayıralım.
Yumurta sarısına pudra şekerini ilave edip iyice karıştıralım.
Oda sıcaklığındaki margarini ve diğer tüm malzemleri ilave edip iyice yoğuralım.
Hamurun üzerini bir bezle kapatıp 20 dakika dinlendirelim.
Daha sonra hamuru merdane tardımıyla yarım santimetre kalınlığında açalım.
Bardakla ya da istediğimiz herhangi bir kalıp yardımıyla keselim.
Üzerlerine dövülmüş fındık serpiştirelim.
Yağlı kagıt serilmiş fırın tepsisine dizip 150C de 12 dakika pişirelim.
Ilık hale gelince pudra şekeri serpiştirelim.
Çayımızla, sütümüzle yiyelim :))
Afiyet olsun.

10 Haziran 2008 Salı

KAKAOLU ÇATLAK KURABİYE



Uzun zamandır yeni bir tarif yayınlayamadığımın farkındayım. Eminim aynı fotografa ve aynıı tarife bakmaktan çok sıkıldınız. Bunda hem yoğun bir dönem geçirmemin hem de yeni birşeyler yapmamın payı büyük. Bu tarifi de daha önceden yayınlamıştım ama geçen hafta yaptığımda Esra'nın iş arkadaşlarından övgüler alınca tekrar yayınlama karar verdim. Kurabiyelerin dısı ince bir kabuk gibi ve cıtır , ici yumusacık ve kumlu oluyor. Ve bunlara ilaveten yogun cikolata tadı ve kokusu var... Sanki brownieden kurabiye yapmışsınız gibi :))




Malzemeler :


2 yemek kasıgı kakao
50 gram margarin
100 gram bitter cikolata
1 adet yumurta
3/4 su bardagı toz seker
1 su bardagı un
1/2 cay kasıgı karbonat
Pudra sekeri


Yapılışı :


Margarin ve cikolatayı bir kaba alıp ben mari usulu eritelim.
Diger tarafta yumurta ve sekeri, seker eriyene kadar cırpalım.
İcine kakao,karbonat,cikolata-margarin karısımı ve unu ekleyip hamurumuzu elde edelim.Bu hamur normalden daha kıvamsız ve ele yapısan bir hamur olacaktır. Panik yapıp fazladan un eklemeyin :))
Daha sonra hamurun bulundugu kabın agzını strec filmle kapatıp yarım saat buz dolabında bekletelim.
Bu surenin sonunda hamurdan ceviz buyuklugunde parcalar koparıp pudra sekerine bulayıp yaglı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.
Dizerken kurabiyelerin birbirine girmemesi icin aralarında 6-8 cm kadar bosluk bırakmakta fayda var,cunku ceviz kadar koydugumuz hamur parcası pistiginde 5-6 cm capında bir kurabiyeye donusuyor.
Hamurun tamamını kurabiye haline getirdikten sonra tepsiyi fırına yerlestirelim ve 175 C de 12-15 dakika pisirelim.
Sure cok onemli. Size dısardan baktıgınızda kurabiyeler pismemis gibi gorunse bile sakın 15 dakikayı gecirmeyin.Dısı cıtır cıtır ama ici yumusak ve hem ici hem dısı agızda dagılan muthis lezzetli kurabiyeleriniz olacak.
Eger fırından cıktıgında pudra sekeri az gibi gorunurse kurabiyeleriniz ılık haldeyken uzerine pudra sekeri serpebilirsiniz(sıcakken serperseniz pudra sekeri erir).
Eger bir tepsiden fazla kurabiye olursa iki tepsiyi aynı anda pisirmenizi tavsiye etmem. Biri pistikten sonra diger tepsiyi hazırlayıp pisirin.
Afiyet olsun.

2 Haziran 2008 Pazartesi

KOZALAK PASTA



Uzun zamandır Tugba'nın bana kozalak pastanın tarifini yollamasını bekliyordum. Önce fotograflar geldi, fotografını görünce daha da sabırsızlandım. Ve nihayet tarif de geldi derken, ben denemek için haftasonuna kadar beklemek zorunda kaldım. Ama değdi mi?Değdi. Tadan herkesten tam not aldı. Bence şık ve lezzetli birşeyler hazırlamak gerektiğinde akla gelebilecek ilk alternatiflerden, üstelik hazırlaması da çok pratik.

Üstteki fotograf Tugbanın alttaki fotograf da benim kozalak pastamın fotografı. Ben daha önceden benzer tariflerin limon sıkcağının arka kısmına doldurularak hazırlandığını okuduğumdan o yöntemi denemk istedim. Fakat limon sıkacağım küçük oldugundan kozalaklarım da küçük oldu :)) Benim kalıbıma göre 25 civarında kozalak elde ediyorsunuz. Şimdiden afiyet olsun.


Malzemleler :

125 gram margarin
5 adet metro marka çikolata
1 yemek kaşığı bal
4 su bardağı cornflakes

Yapılışı :

Margarini eritelim.
Hala ocaktayken içine balı koyup karıştıralım.
Çikolataları küçük küçük doğrayıp margarine ilave edelim ve karıştırarak eritelim.
Ocaktan alalım.
Sıcakken hemen cornflakes ilave edip karıştıralım.
Cornflakes miktarını sıvı karışımı tamamen emecek, cornflakeslerin her tarafı karışıma bulanmış olacak şekilde ayarlayalım(4 su bardağından bir kaç kaşık fazla olabilir).
Hazırladığımız karışımı bardak ya da kaşıkla şekillendirelim (bardağa doldurup servis tabagına ters çevirerek).
Karışım çok çabuk dondugu için şekil verme işini çabuk yapmamız lazım.
Şekil verip soğuttuktan (dilerseniz buzdolabına koyabilirsiniz) sonra servis edelim.
Afiyet olsun.

29 Mayıs 2008 Perşembe


Bugün "elifin tarifleri"nin birinci yaş günü :)) Bir yıldır mutfağımda pişenleri, tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum. Gelen yorumlardan ve maillerden sizin de bu paylaşımdan benim kadar zevk aldığınızı biliyorum. Desteğiniz için teşekkür ederim. Daha nice yıllara...

SEBZELİ MERCİMEK ÇORBASI


Aslında çok klasik bir tarif ama bir de benim tarifimle denemek istersiniz diye düşündüm :))
Çocuklar için de çok besleyici olan bu çorbayı çok seveceğinize eminim.

Malzemeler :

1 çay bardağı kırmızı mercimek
2 adet orta boy havuç
1 adet orta boy patates
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı nane
Yarım çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı domates salçası
1 tatlı kaşığı biber salçası
7 çay bardağı sıcak su
Tuz

Yapılışı :

Düdüklü tencereye sıvı yağı koyalım.
İçine baharatları ve salçaları ilave edip karıştıralım.
Diğer tarafta mercimekleri yıkayıp süzelim.
Tenceredekilere ilave edip şöyle bir karıştıralım.
7-8 parçaya kestiğimiz havuçları ve patatesleri ilave edelim.
Sıcak suyu da ilave edip, tuzunu ayarlayalım.
Orta hararetli ateşte 20 dakika pişirelim. (Bu süre düdüklü tencere için, normal tencere için daha uzun olur.)
Piştikten sonra blenderden geçirerek havuç ve patateslerin ezilmesini sağlayalım.
Sıcak sıcak servis yapalım.
Afiyet olsun.

Not : Dilerseniz pişerken sarımsak ilavesi de yapabilirsiniz.

28 Mayıs 2008 Çarşamba

PRATİK KOL BÖREĞİ



Pratik ve lezzetli bir kol böreği tarifi. Bizde de sık sık yapılan böreğin tarifi Oya'dan...

Malzemeler :

6 adet yufka
4-5 adet orta boy patates
1 adet kuru soğan
100 gram kıyma
1 orta boy biber
Pul biber, karabiber, tuz
Sıvı yağ ve su
Üzeri için 1 adet yumurta

Yapılışı :

Patatesleri haşlayıp küçük küçük doğrayalım.
Soğanı yemeklik doğrayıp kıymayla kavuralım ve patatesleri ekleyelim.
Tuzunu ve baharatlarını ekleyelim.
Karıştırarak birkaç dakika ocakta tutalım.
Yufkaları üstüste açalım.
Her bir kaına 3 yemek kaşığı sıvı yağ ve 3 yemek kaşığı su koyup fırçayla güzelce sürelim.
Püf noktası yağdan ve sudan kaçmamak, bunları az kullandığımızda çok yavan bir börek olabiliyor.
Patatesli harcımızdan koyup, rulo şeklinde saralım.
Sardığımız yufkaları yağlanmış fırın tepsisine dizelim.
Üzerine 1 adet yumurtayı çırpıp sürelim..
Önceden ısıtılmış fırında 180C de üzeri kızarana kadar pişirelim.
Dilimleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.



21 Mayıs 2008 Çarşamba

POFUDUK POĞAÇA


Çabuk bayatlamayan poğaça konusundaki takıntımı biliyorsunuz. İstediğime çok yakın tarifler bulmuştum ama asıl kaynak elimin altındaymış ; Halam :)) Gördüğünüz gibi son dönemde herkes bana ve bloga çalışıyor :))

Bu poğaçalar fırından çıktığında süper yumuşak ve lezzetli oluyorlar, bir kaç gün boyuncada ister ısıtıp isterseniz ısıtmadan aynı tazeliğini koruyorlar. Sade yapılabileceği gibi peynirli, zeytinli ya da patatesli yapılabilir.

Malzemeler bu kadar tanıdık olmasına rağmen, işin sırrı ne diye merak ettim. Halamın elinin değmesi diye düşündüm baştan :)) ama kendim de yapıp aynı sonucu alınca şuna bağladım ; bir kaç kere hamuru dinlendirip mayalanmasını beklemek poğaçaları ekstra yumuşak yapıyor.

Ayrıca bu tarifi PDÇS etkinliğinin ev sahibesi Deryadan Lezzetlere yolluyorum ve kolaylıklar diliyorum.


Malzemeler : (35 adet)

2 su bardağı ılık süt
1 su bardağı sıcak su
1 adet yaş maya
1 su bardağı sıvı yağ
2 adet yumurta
½ paket margarin
Alabildiği kadar un
1 tatlı kaşığı toz şeker
1 çay kaşığı tuz

Yapılışı :

Ilık süt ve sıcak suyu derin ve geniş bi kapta karıştıralım.

İçine mayayı koyup eritelim.

Şekerini de ilave edip 15-20 dakika mayalanmaya bırakalım.

Daha sonra içine sıvı yağı ve ertiiğimiz margarini koyup karıştıralım.

Tuzu ilave edelim.

Bir yumurtayı ve diğerininde sarısını üzerine sürmek için ayırıp, akını karışıma ekleyelim.

Azar azar eleyerek unu ilave etmeye ve yoğurmaya başlayalım.

Çok yumuşak ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar un eklemeye ve yoğurmaya devam edelim.

Ben 1 kg civarında un kullandım.

Daha sonra hamur kabımın ağzını kapatıp bir poşete koyalım.

Bir mutfak örtüsü ile sarıp sıcak bir yerde yarım saat kadar mayalanmaya bırakalım.

Bu süre 1 saati geçmemeli.

Bu sürenin sonunda hamurumuz 2-3 katına çıkacak.

Daha sonra hamurdan parçalar koparıp elimizde yuvarlayalım ve yağlanmış fırın tepsisine dizelim.

Tüm hamuru bu şekilde hazırladıktan sonra 15 dakika bekletelim.

Ayırdığımız yumurta sarısına 2 yemek kaşığı süt ekleyip poğaçalarımızın üzerine sürelim.

Önceden ısıtılmış fırında 180C de üzeri kızarana kadar yaklaşık 30-35 dakika pişirelim.

Afiyet olsun.


Not : Üstteki fotograf benim yaptığım poğaçalardan, alttaki fotograf ise halamın poğaçalarından.

15 Mayıs 2008 Perşembe

SERAP HANIMIN PATATES SALATASI


Bu salatayı aynı hafta içinde ikinci kez yaptık. O kadar lezzetliki insan yedikçe yemek istiyor. Üstelik içinde hiç yağ olmadığı için bu kadar çok yemek de vicdanınızı yormuyor :)) Mutlaka denemelisiniz, işte tarif :

Malzemeler :

4 adet orta boy patates
1 adet salatalık
2 diş sarımsak
1 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı mayonez
Tuz

Yapılışı :

Patatesleri haşlayalım.
Kabuklarını soyup güzelce ezelim.
Diğer tarafta salatalığı kabuğunu soymadan rendeleyelim.
Sarımsakları dövelim.
Yoğurt, mayonez , salatalık rendesi ve dövülmüş sarımsağı patateslere ilave edelim ve iyice karıştıralım.
Tuzunu ayarlayıp, dilediğimiz gibi süsleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.

12 Mayıs 2008 Pazartesi

ÇİLEKLİ PRATİK KUBBE PASTA


Aslında çok klasik bir tarif, bloga koymam uygun olur mu olmaz mı diye de epeyce tereddüt ettim. Ama klasik de olsa, fikir verebilir diye düşündüm. En pratiğinden şık bir pasta yapmak gerektiğinde imdadınıza yetişecek bir tarif. Ancak bir püf noktası var ki; ben onu yaptıktan sonra farkettim. Çilek krem şantiden ağır oldugu için, ilk kata (yani ters çevirdiğinizde en üste gelen kata) çilek koymak pek doğru bir yaklaşım değildi. Çilekler krem şantinin üzerine yıkıldı ve fotograftada görüldüğü gibi kat kat yerine karışık bir görünüm oldu. Bence çileği sadece en sıraya bütün bütün koymak daha şık bir görüntü oluşturacaktır. Tecrübeyle sabittir :)) Afiyet olsun.

Malzemeler :

20-25 adet çilek
1 adet hazır pandispanya (2 kat)
1 paket krem şanti
1 paket çilekli krem şanti
3 su bardağı soğuk süt

Yapılışı :

Kremşantileri ayrı ayrı birer bardak sütle hazırlayalım.
Kubbe şeklindeki bir kabı (kaseyi) sterç filmle kaplayalım.
Bu kabın üst genişliği (ağız genişliği) pandispanyamızın genişliği kadar olmalıdır.
Streç filmin üzerini beyaz renkli krem şantiyle ince bir şekilde kaplayalım.
Pandispanyanın bir katını kasenin içine kasenin şeklini alacak şekilde yerleştirelim.
Bunu yaparken pandispanya kırılacaktır, dert etmeyin.
Daha sonra yarım su bardağı sütle pandispanyayı ıslatalım.
Çilekleri küçük küçük doğrayıp pandispanyanın üzerine bir kat yerleştirelim.
Kalan beyaz renkli krem şantiyi çileklerin üzerine yerleştirelim.
Çilekli krem şantiden 1 su bardağı ayırıp kalanını beyaz renkli krem şantinin üzerine yayalım.
Bir sıra daha çilek dilimi koyup pandispanyanın diğer katını üzerine kapatalım.
Kalan yarım su bardağı sütle ıslatalım.
Pastayı tamamen streç filmle sarıp buzdolabına koyalım.
En az bir gece buzdolabında bekletelim.
Ertesi gün streç filmi çıkarıp kalan krem şantiyle pastamızı kaplayalım.
Dilediğimiz gibi süsleyip dilimleyerek servis yapalım.
Afiyet olsun.



7 Mayıs 2008 Çarşamba

HARDAL SOSLU TAVUK


Bu hardallı tavuk tarifini Esra'nın işyerinden arkadaşı Nurhayat Hanım'dan aldık.
Çok az yağda pişiyor olması ve kızartılmasına rağmen yumuşacık kalması çok hoşumuza gitti. Bir de baharata düşkün olunca bu tarif favori tavuk tarifimiz oldu. Tavukseverler ve bizim gibi pratikliği yüzünden sık sık tavuk pişirenler bir de bu tarifle deneyin...

Malzemeler (4 kişilik) :

4 adet tavuk göğsü (inceltilmiş, rulo göğüs diye satılanlardan)
2 yemek kaşığı hardal
3/4 çay bardağı sıvı yağ
1 çay kaşığı karabiber
1 tatlı kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı kekik
1 tatlı kaşığı limon suyu
Tuz

Yapılışı :

Her bi tavuk göğsünü 2-3 parçaya bölelim.
Daha sonra sosumuzu hazırlayalım.
Hardal, sıvı yağ, tuz ve baharatları karıştıralım.
Bu karışımın içine tavuk parçalarını koyup, her tarafının sosla temas etmesini sağlayalım.
Tavukları sosun içinde yarım saat kadar bekletelim.
Bu sürenin sonunda teflon tavaya alıp birkaç dakika harlı ocakta tutalım.
Daha sonra ocağın altını kısıp tavanın ağzını kapatalım.
Suyunu salıp çekene kadar, arasıra çevirerek her iki tarafını da pişirelim.
Afiyet olsun.

5 Mayıs 2008 Pazartesi

ÇİLEKLİ PASTA


Bu güzel pasta Oyadan. Tam da çilek mevsiminde, hafif ve serinleten bir tat arayanlar için...

Malzemeler :

20-25 adet çilek
1 paket petit beurre bisküvi
1 adet çilekli crem ole ve ambalajında belirtildiği kadar süt
500 ml süt
2 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
2 yemek kaşığı un (tepeleme)
80 gram beyaz çikolata
25 gram margarin
1/2 su bardağı toz şeker
Çilekli jöle ve su
Çilekli süt

Yapılışı :


İlk olarak bir borcama bisküvilerimizi 2 sıra olarak dizelim. Bir miktar çilekli sütle ıslatalım.

Daha sonra kremamızı hazırlayalım. Bunun için sütün içine un, nişasta ve toz şekeri koyup karıştıralım. Kısık ateşte kaynayana kadar karıştırarak pişirelim.

Kaynamaya başlayınca küçük parçalara ayırdığımız çikolatayı ve margarini ekleyip, eriyince ocaktan alalım.

Kremamız sogurken crem oleyi ambalajında beirtildiği gibi hazırlayalım.

Hazırladığımız crem oleyi bisküvilerin üzerine dökelim.

Bir ya da 2 sıra daha bisküvi dizip kremayı bisküvilerin üzerine dökelim.

Ambalajında belirtildiği şekilde jöleyi hazırlayalım.

Çileklerin altlarını bıçakla düzeltip, boyuna ortadan ikiye keselim. Çilekleri kremaya gömülecek şekilde pastamızın üzerine dizelim. Eğer bastırarak dizmezsek jöleyi döktüğümüz zaman yüzmeye başlarlar :))

Hazırladığımız jöleyi de en üste döküp soğumasını bekleyelim. Soğuduktan sonra buzdolabında bir kaç saat bekletelim ve dilimleyerek servis yapalım.

Afiyet olsun.

30 Nisan 2008 Çarşamba

PORTAKALLI TATLI


Bu tatlı annemin spesiyallerindendir. O pişirmekten biz de yemekten hiç bıkmayacağız sanırım :)) Hem lezzetli hem de değişik bi tarif arıyorsanız, mutlaka denemelisiniz.

Malzemeler :

Hamuru için :
1 çay bardağı portakal suyu
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı toz şeker
Alabildiği kadar un
İçi için ceviz parçaları (dövülmüş değil de parçalanmış)

Şerbeti için :
2 su bardağı toz şeker
2,5 su bardağı su
Yapılışı :

Tatlımız sıcak şerbetimiz soğuk olması gerektiğinden tatlımızı pişirmeden önce şerbetini hazırlayalım.
Suyu ve toz şekeri karıştırıp pişirelim.
Şerbeti 5 dakika kaynatıp ocaktan alalım ve soğumaya bırakalım.
Şerbet soğurken hamuru hazırlayalım.
Tüm malzemeleri karıştırıp, yumuşak kıvamlı bir hamur hazırlayalım.
Hamuru yarım saat kadar dinlendirelim.
Cevizden daha büyük parçalar koparıp yuvarlak şeklinde açalım.
İçine ceviz parçalarını koyalım ve kapama yeri alta gelecek şekilde, yuvarlayarak kapatalım.
Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.
170C de 20-25 dakika üzeri kızarana kadar pişirelim.
Şerbet soğuk tatlı sıcak olacak şekilde şerbetleyelim.
Tatlılar büyük oldugu için arasıra şerbetin içinde çevirerek her tarafının ıslanmasını sağlayalım.
Daha sonra hindistan ceviziyle süsleyip servis yapalım.
Afiyet olsun.

25 Nisan 2008 Cuma

YAYLA ÇORBASI


Bunun dışında hiç yemek ayırt etmeyen babam pek sevmediğinden midir bilinmez bizim evde yayla çorbası biraz farklı pişer. En temel fark da salça ilave edilmesidir. Bu şekilde pişirilmiş yayla çorbası yemeye alışık olduğumdan da diğer yayla çorbaları pek renksiz gelir bana :)) Siz de denemek isterseniz tarif hemen aşağıda...

Malzemeler :

1 kahve fincanı pirinç
2 su bardağı yoğurt (susuz)
1 adet yumurtanın sarısı
2 yemek kaşığı un (tepeleme)
1 yemek kaşığı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı tuz
1 tatlı kaşığı nane
1 tatlı kaşığı biber salçası
6 su bardağı su

Yapılışı :

Pirinci yıkayıp bir tencereye alalım.
2 su bardağı suyu ilave edelim.
Pirinç pişerken başka bir kapta, yumurta, yoğurt ve unu çırpalım.
Pirinçler pişince 4 su bardağı sıcak suyu ilave edelim.
Yoğurtlu karışımı pirinçli suya azar azar ve sürekli karıştırarak ekleyelim.
Kaynayana kadar karıştırmayı sürdürelim.
Kaynadıktan sonra 10 dakika daha ocakta tutalım.
En son olarak tuzunu ilave edip ocaktan alalım.
Başka bir kapta sıvı yağı kızdırıp, nane ve salça ekleyelim.
Bu sosu istersek direk çorba tenceresine karıştıralım ya da çorbayı servis ederken üzerine gezdirelim.
Afiyet olsun.

22 Nisan 2008 Salı

HARİKA BİR PAZAR GÜNÜ ve MİLFÖYLÜ BÖREK



Çok güzel bir haftasonu geçirdik. Arkadaşlarımız ve şirin mi şirin bebekleri misafirimizdi. Çok keyifli vakit geçirdik. Hepimizin ilgisi Ali Erenin üzerindeydi tabi. Bir Ali Eren dördümüze de yetti :)) Çocukların bitmek tükenmek bilmeyen enerjilerine hayranım. Tabi bir de masumluklarına ve insanı hayrete düşüren o küçücük bünyeden beklemeyeceğiniz zekalarına. Ali Erenin kendi web sayfası var; http://www.alierenalga.com/ bence tarife bakmadan önce Ali Ereni mutlaka görmelisiniz.
O gün soframızda neler mi vardı?





Ayvalı Kekin muzlu versiyonu







Fındıklı Kurabiye






Makarna Salatası








Tuzlu Kurabiye








Milföylü Börek







Milföylü Börek tarifi için sevgili İnci'den esinlendim. tarifi birebir hatırlayamadığım için ben kendi tarifimi oluşturdum. Tarifin orjinalini buradan görebilirsiniz. Bol linkli bol fotograflı bir post oldu :)) Daha fazla uzatmadan tarife geçmek en iyisi sanırım. Bu arada böreği sıcakkken bitirmeye bakın, biz soğuk halini pek sevmedik.


Malzemeler :

14 adet milföy (Tepsi büyüklüğüne göre daha az ya da çok olabilir. Bu miktar büyük fırın tepsisi için)
4 adet yufka
1 s bardağı yoğurt (sulu)
1 çay bardağı sıvı yağ
1 adet yumurta
1 çay bardağı süt
İçi için beyaz peynir

Yapılışı :

Milföyleri buzdolabından çıkartıp yarım saat kadar yumuşaması için bekletelim.
Yumuşayan milföylerden 7 tanesini üstüste koyup merdaneyle tepsimizin büyüklüğüne göre açalım.
Tepsimiz yağlayıp açtığımız milföyü koyalım.
Yufkalardan 2 tanesini küçük küçük parçalayarak (didikleyerek) milföyün üzerine koyalım.
Yoğurtla sıvı yağı bir başka kapta karıştırıp yarısını bu yufkaların üzerine gezdirelim.
Peyniri araya serpiştirip kalan 2 yufkayı da peynirin üzerine didikleyelim.
Yoğurtlu karışımın kalanını da bu tabakanın üzerine gezdirelim.
Kalan 7 milföyü de tepsimizin büyüklüğüne göre açalım ve en üste yerleştirelim.
Çok fazla “kalan” yazdım ama :)))
Böreğimizi dilimleyelim.
Süt ile yumurtayı çırpıp böreğimizin üzerine sürelim.
Bırakalım karışım dilimlerin arasına aksın.
190C de 30 dakika kadar pişirelim.
Afiyet olsun.

18 Nisan 2008 Cuma

LOKANTA USULÜ FIRIN SÜTLAÇ




Bu güzel tarifi Oya yolladı. Oyanın tarifiyle annem de denedi ve sonuç mükemmeldi. Pastanelerde yemeye alıştığımız lezzeti evde yakalayabilmek bu tarifle mümkün, üstelik tüm malzemeler ve yapım aşamaları kendi denetiminizde olduğu için daha çok içinize siniyor. Tarifi Oyanın espirili kaleminden yayınlıyorum :))






Malzemeler :


2 tatlı kaşığı dolusu nişasta
1 adet yumurta
1 paket vanilya
1 su bardağı toz şeker
1 litre süt
2 çay bardağı pirinç


Yapılışı :


Pirinçleri sıcak suda kısa bir süre haşlayalım.
Çok haşlamayalım sütte de pişeceği için çok lapa olur.
Suyu pilav yapar gibi 2 katı koymuyoruz pirinç oranından biraz fazla olsa yeter.
Nişasta, yumurta, vanilya, şeker ve sütü bir kaba alıp mikserde iyice çırpalım, felaket köpürüyor :)
Sonra bu sütlü karışımı ocağa alalım, süt ılıyınca pirinçleri ilave edelim.
Süt kaynayıncaya kadar sürekli karıştırarak pişirelim.
Kaynayınca da 2-3 dakika pişirmeye devam edelim.
Aslında sütle beraber pirinç de pişebilir ama pirincin şişmiş halini görmek miktarı ayarlamak açısından avantaj sağlıyor.
Sütlaç hazır olunca, ısıya dayanıklı kaselere paylaştıralım.
İçinde su olan tepsiye kaselerimizi koyup önceden ısıtılmış fırında, fırının sadece üstten pişirme kısmını çalıştırarak (190-200Cde) sütlaçlarımızın üzerini kızartalım.
Püf noktalarımız; kaseleri tam doldurmuyoruz çünkü fırındayken sütlacın üstü kabarıyor ve tepsiye su koymayı unutmuyoruz.
Afiyet olsun.


Not : Üstteki iki fotograf annemin yaptığı, en alttaki de Oyanın yaptığı sütlacın görünümüdür.

15 Nisan 2008 Salı

FINDIKLI KURABİYE


Üst üste çok kurabiye tarifi oldu biliyorum ama bu kurabiyenin tarifini daha fazla bekletmek istemedim. Denediğinizde bana hak vereceksiniz. Dışı hafif sert, içi yumuşacık, ağızda hemen dağılan ve yoğun fındık tadında kurabiyelere bayılacaksınız.
Fındık düşkünlüğümü takip edenler bilir, tariflerdeki cevizi çoğu zaman fındıkla değiştiririm :)) İşte bu kurabiye tam benim gibi fındık canavarlarına. Eşimin ilk yediğinde "acı badem kurabiyesi gibi olmuş" demesi de çok gururumu okşadı laf aramızda :))
Kurabiyelerle ilgili bir küçük not daha; içinde yumurta olmadığı için kurabiyelerinizi kapalı bir kapta uzun süre saklayabilirsiniz, tabi hemen yemek yerine uzunca süre saklamayı tercih eden çıkar mı bilemem :))
Malzemeler :

1 su bardağı çekilmiş fındık (çekilmiş hali 1 su bardağı olacak)
1.5 su bardağı un
150 gram margarin
½ su bardağı + 1 yemek kaşığı toz şeker
Üzeri için 30-40 tane fındık

Yapılışı :

Margarini oda sıcaklığına getirelim.
Şekeri ilave edip iyice karıştıralım.
Fındığı da ekleyip karıştırmaya devam edelim.
Unu azar azar eleyerek ilave edelim.
Yumuşak kıvamlı bir kurabiye hamuru elde edene kadar yoğuralım.
Hamuru strech filme sarıp buzdolabına koyalım ve 15 dakika bekletelim.
Hamuru buzdolabından çıkarınca fırınımızı da 175 C ye ayarlayalım ve biz kurabiyeleri yapana kadar fırın ısınsın.
Buzdolabından çıkardığımız hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar koparıp elimizde yuvarlayarak şekil verelim.
Hazırladığımız kurabiyeleri yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine 4-5 cm aralıkla dizelim.
Kurabiyeler çok yayıldığı için bu mesafeyi bırakmak önemli.
Ayrıca şekil verirken de tepesinden bastırıp düzleştirmeyelim, zaten kendisi yayılacaktır.
Tepsiye dizdiğimiz kurabiyelerimizin ortasına birer tane fındık koyalım.
Onceden 175 C ısıtılmış fırında 18 dakika pişirelim.
Bu süre fırından fırına değişebilir.
Kurabiyeler 12. dakikadan itibaren değişim göstermeye başlıyolar. 12. dakikadan sonra takip edip, hafif pembeleştiğinde fırından almak doğru olacaktır.
Fırından çıkarttığımız kurabiyeleri fırın tepsisinden başka bir kaba alalım.
Çünkü kurabiyeler fırın tepsisinin sıcaklığıyla pişmeye devam ediyor ve sertleşiyor.
Soğuyunca servis yapalım.
Afiyet olsun.
Not : Melek'in yorumu üzerine bir not ekleme gereği duydum :)) Babam da kurabiyeleri görünce şekerpare sanıp, "bunları şerbetlemeden mi yiyeceğiz" demişti :)) Siz isterseniz bu karışıklığa sebebiyet vermemek için farklı şekillerde yapabilirsiniz.

10 Nisan 2008 Perşembe

ANNEMİN İKİ RENKLİ KURABİYESİ



Aslında bu kurabiyelerin tarifini daha önceden vermiştim ama o zaman şimdiki kadar iyi bir fotograf makinam yoktu ve fotografları hiç içime sinmemişti. Şimdi sadece fotografları değiştirmeyi düşünüyordum ama canım annemin bu güzel kurabiyelerinin arşivimin en altlarında kalmasına gönlüm razı olmadı ve çektim çıkarttım :)) Bizim çok severek yediğimiz, bizim yemekten annemin de yapmaktan bıkmadığı çok lezzetli kurabiyeler bunlar. Hem göze hem de damağa hitap ediyorlar. Eminim siz de çok seveceksiniz.


Malzemeler :

1 adet yumurta
2 cay bardağı pudra şekeri
1 paket (250 gram) margarin
1 cay bardağı sıvı yağ
Yarım paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı kakao
Alabildiğine un+nişasta karışımı (Un ve nişasta miktarı eşit olabileceği gibi nişasta miktarı biraz daha fazla tutulabilir.)

Yapılışı :

Yumurta ve pudra şekerini karıştırıp,oda sıcaklığında bekleterek erittiğimiz margarini ve sıvı yağı ekleyelim.
Daha sonra un-nişasta karışımını ve kabartma tozunu ekleyerek hamur haline getirelim.
Hamuru iki eşit parcaya ayırıp bir parcasına kakao ilave edip yoğuralım.
Her iki parcayı da 1 cm kalınlığında elimizle ya da merdaneyle açalım.
Beyaz renkli hamur dışarıda kakaolu hamur icerde olacak şekilde ust uste koyup rulo şeklinde kıvıralım.
Hamuru kucuk parcalar halinde keselim ve elimizle kurabiye şekli verelim.
Yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizip 175 C de 20-25 dakika kadar pişirelim.
Afiyet olsun.

7 Nisan 2008 Pazartesi

OTLU POĞAÇA



Aslında bir kabartma tozu ambalajının üzerindeki tarifi yapmak için işe koyulmuştum ama malzeme listesi gözüme çok fakir göründü. Yoğurtlu poğaçaları sevdiğim için yoğurt ve poğaçaya gevrek bi hal verdiği için de sirke ekledim. Pul biber, nane derken malzeme listesi genişleyip durdu ve ortaya bu poğaçalar çıktı. Fırından çıktığında da bir kaç gün sonra da hala çok lezzetliydiler. Eğer baharat tadını özellikle de dere otu aromasını seviyorsanız, mutlaka deneyin derim. Şimdiden afiyet olsun.


Malzemeler :

2 adet yumurta
1 su bardağı yoğurt
2 yemek kaşığı sirke
50 gram tereyağ
1 çay bardağı sıvı yağ
1 paket kabartma tozu
250 gram beyaz peynir (ezilmiş)
1 tatlı kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 tatlı kaşığı tuz (peynir tuzluysa kullanılmayabilir)
2 yemek kaşığı ince kıyılmış dere otu
2 yemek kaşığı ince kıyılmış maydanoz
Alabildiği kadar un ( 4 su bardağından biraz fazla)
Üzeri için haşhaş tohumu, susam ya da çörek otu
2 yemek kaşığı süt

Yapılışı :

Terayağını eritelim ve soğumaya bırakalım.
Yumurtalardan birinin sarısı üzerine sürmek için ayıralım, diğerini ve sarısını ayırdığımızın akını hamur yoğuracağımız kaba alalım.
Süt ve un hariç diğer tüm malzemeleri ilave edelim ve karıştıralım.
Unu azar azar eleyerek, yumuşak kıvamlı bir hamur elde edene kadar ilave edelim.
Güzelce yoğuralım.
Hazırladığımız hamurdan küçük parçalar koparp yuvarlak şekiller verelim (kurabiye gibi ama biraz daha büyük).
Hazırladığımız poğaçaları yağlı kağıt serilmiş fırın tepsisine dizelim.
Ayırdığımız yumurta sarısına 2 yemek kaşığı sütü ilave edip poğaçalarımızın üzerine sürelim.
Haşhaş tohumu, susam ya da çörek otu ile süsleyip 180C de 35 dakika kadar pişirelim.
Afiyet olsun.

4 Nisan 2008 Cuma

DOMATES SOSLU TAVUK




Her ne kadar kuş gribi korkusuyla bir süre evlerimize girmemiş olsa da sanırım tavugu sevmeyen yoktur. Tavuklu yemekler hem pratikliği hem lezzetli oluşu hem de kırmızı ete göre daha zararsız olması ile mutfaklarımızın vazgeçilmezi.
Bu yemek de işten yorgun argın gelip, çabucak güzel birşeyler hazırlamak isteyen hanımlar için ideal. Yanında da bol yeşillik ve pilavla tabiki. Ayrıca çok az yağda kızardığı için de sağlıklı ( hatta o yağı da koymasanız bile olur).
Tavuk eti kızartıldıktan sonra çabuk kurur ve sertleşir. Domates sosla birlikte servis ederek bunun da önüne geçmiş oluyoruz. Sosun içine dilerseniz maydanoz, dereotu ya da fesleğen de koyabilirsiniz.

Malzemeler :

4 adet tavuk rulo göğüs
3 yemek kaşığı sıvı yağ
1 tatlı kaşığı pul biber
1 tatlı kaşığı kuru nane
1 çay kaşığı karabiber
1 çay kaşığı kimyon
3 adet domates
3 diş sarımsak
Tuz

Yapılışı :

Tavuk göğüslerinin her birini 3-4 parçaya keselim.
Eger rulo göğüs kullanmayacaksanız tavuk parçalarını iyice inceltmeniz gerekir.
Daha sonra tavuk parçalarını bir kaba alıp üzerine tuz ve baharatları ilave edelim ve güzelce karıştıralım.
Teflon tavaya 1 yemek kaşığı sıvı yağ koyalım.
Tavanın tüm tabanını bu yağla tıpkı tepsi yağlar gibi yağlayalım.
Hazırladığımız tavukları tavaya koyup kısık ateşte içini çeke çeke, arkalı önlü kızartalım.
Tavuklar kızarırken domatesleri rendeleyelim ve sarımsakları soyup küçük küçük doğrayalım.
2 yemek kaşığı sıvı yağı bir tavaya koyup domatesleri ve sarımsağı ilave edelim.
Tuzunu ayarlayıp kısık ateşte pişirelim.
Tavuklar da kızarınca , servis tabağına alıp üzerine sosumuzdan dökelim.
Afiyet olsun.